
Hayat, bazen insanı en beklemediği anlarda geçmişin en güzel hatıralarıyla buluşturur; bazen de tek bir haberle o hatıraları yüreğimize birer kor gibi bırakır. Bugün buraya, yıllar öncesine dayanan, kopmayan ama artık sessizliğe bürünen bir dostluğun, asker arkadaşım Alanyalı Abit Cengiz’in aziz hatırasına bir saygı duruşu olarak bu satırları düşüyorum.
Bizler, 1959/1 tertip olarak vatan borcunu ödemek üzere yola çıkmış, 1979-1980 yıllarında o dönemin şartlarında tam 20 ay boyunca askerliğimizi Bilecik’te ifa etmiştik. Ben Hizmet Bölüğü yazıcısıydım. Hemen yazıhanenin bitişiğinde ise Saraç Ayakkabı Tamirhanesi vardı. Orada güler yüzü, cana yakınlığı ve bitmek bilmeyen enerjisiyle Alanyalı Abit Cengiz görev yapardı.
Askerlik biterken bana memleketini anlatır, “Sivilde Alanya’da minibüs durağına yakın yerde küçük bir ayakkabı tamir kulübem var, yolun düşerse mutlaka gel” derdi. Terhis olduk, hayat telaşı başladı, araya upuzun yıllar, mesafeler girdi. Ama gerçek dostlukların arasına giren mesafeler, yalnızca coğrafidir; kalpler her zaman bir yerlerde birbirini sayıklar.
Yıllar Sonra Gelen Telefon
Aradan çok uzun yıllar geçmişti. Bir gün telefonum çaldı. Karşıdaki ses, “Abi ben bir TIR şoförüyüm” diyerek anlatmaya başladı:
“Alanya’ya yük götürmüştüm. Orada bir ayakkabı tamircisine uğradım, ayakkabımı boyatırken tamirciyle sohbete tutuştuk. Nereli olduğumu sordu, Akçaabatlıyım dedim. Gözleri parladı, ‘Benim Akçaabatlı bir asker arkadaşım vardı, bölük yazıcısı Ali Bayır. Onu bulup bu telefon numaramı kendisine ulaştırırsan beni çok memnun edersin’ dedi. Ben de Akçaabat’ta seni sordum soruşturdum, telefon numarana ulaştım ve sözümü tutmak için seni aradım. Alanyalı asker arkadaşının numarası budur…”
İşte vefa böyle bir şeydi. Alanya’daki o küçük dükkanda, Akçaabatlı bir şoföre rastlayınca beni hatırlayan Abit, yıllar sonra aramıza bir köprü kurmuştu. TIR şoföründen aldığım o numarayı hemen aradım. Sesini duyduğumda zaman adeta geriye aktı; telefonda da olsa upuzun bir hasret giderdik. O günden sonra bağımızı hiç koparmadık. Ara ara birbirimizi arıyor, hal hatır soruyorduk. Sesi hep o eski günlerdeki gibi cana yakındı, bana yaşadığı hiçbir rahatsızlıktan, sağlık sorunundan bahsetmemişti. Kimseye yük olmak istemeyen o asil duruşunu hiç bozmamıştı.
Acı Bir Bayram Günü
Bugün, 27 Mayıs 2026 Kurban Bayramı. Bayram vesilesiyle eski dostumu arayıp sesini duymak, bayramını tebrik etmek istedim. Ancak telefonuna ulaşamadım. Zaten birkaç aydır da görüşememiştik. İçime bir kurt düştü, internette ufak bir araştırma yaptım… Ve maalesef o acı haberle yüzleştim.
Güler yüzlü, vefakar asker arkadaşım Abit Cengiz, 17 Aralık 2025 tarihinde aramızdan ayrılmış, ebediyete irtihal etmiş.
Bu bayram günü aldığım bu haber yüreğimi burktu. Bilecik’teki o yazıhane, yanındaki saraçhane, Alanya’daki o küçük kulübe ve bir TIR şoförünün vesile olduğu o güzel kavuşma şimdi tatlı birer anı olarak geride kaldı.
Mekanın cennet olsun temiz kalpli arkadaşım. Alanya’ya, ailene ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum. Seni, o güler yüzün ve bitmeyen vefanla her zaman hayırla yad edeceğim.
Ali Bayır
Bilecik Hizmet Bölüğü Yazıcısı (1959/1)



