Konunun Özeti:

2005 Yılında emekli oldum köye geldim komşularım (Dedenin dayı oğulları) ev yapacağım yerin kendilerinin olduğunu ifade etti. Dede ve Talipler cemiyette bu olaya sessiz kaldılar. Kanuna bıraktılar.

Kadastro mahkemesi yerin benim olduğunu ifade etti. İtiraz ettiler

Belediyeye dava açtılar o mahkemede köye hakim geldi beni haklı gördü.

Daha sonra Hukuk mahkemesine dava açtılar. Tüm bu mahkemeler sürecinde Dede ve dedenin taliplerinin çoğu benim yeri almaya çalışan dedenin dayı oğullarına karşı sessiz kaldılar. Hani haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandı.

Neyse hukuk mahkemesini de kazandım.

Yerime ev yapmaya başladım bu seferde belediyeye giderek ruhsatsız ev yapıyor diye ihbarda bulundular.

Gereken prodüsürü uygulayarak ruhsat çıkararak evimi yaptım. Bu süreçte de dede ve taliplerinden herhangi bir yaptırım gelmedi yasal olan yapılacak dendi.

Dedenin dayı oğulları da evlerinin üzerine kat atacaktı bende sizde belediyeden izin alın dedim.

Dede sen nasıl benim dayı oğullarına Belediyeden izin al dersin diye yanıma iki kişi yollayıp söyleyin Aliye o düşkün çünkü benim dayı oğullarına belediyeden izin alın demiş beni düşkün etti. Dayı oğullarının kurbanını kesti lokmasını yedi.

Benim çocuk da dede ok gibi doğru olmalı bizi düşkün etti onların kurbanını kesiyor lokmasını yiyor diye dedenin usulsuz yaptığı evinin üzerine kata belediyeden imar barışı belgesi alması için bildirdi. Vay sen misin kaçak yapılarımızı belediyeye bildiren diye husumet oluşturdular. Yahu bu kanunlar bana gelince oluyor da size gelince mi kanunlar geçersiz.

Hacı Bektaş Veli Anma Törenlerine bu yıl (2023) kardeşim Hüseyin ile beraber gittik. Adak kurbanı vardı. Dede M.Ç “kurbanını tekbirlerim ama lokmaya cemiyete kardeşin Ali’yi istemiyorum” dedi.

Emekli olduk köye çıkalım dedik bana karşı açılan davalardan kurtulamadım. Yer davalarını Buradan ev yapım davalarını Buradan okuyabilirsiniz. Bütün bu davalarda dedenin hiç sesi çıkmamıştı.

Dede ile görüştüm “Ali sen benim ve bir kaç kişinin inşaatını belediyeye bildirdin imar barışı belgeleri almak için ücret ödedik mağdur olduk, onun için davacıyım” dedi. Ben şikayet edilirken sesi çıkmadı.

-İyi de niçin ihbar edildin, dayının oğulları BÖYÜK ailesi beni belediyeye ihbar edip ruhsat çıkardığımda cemiyette söyledim kanuni bir şey diye o zaman her hangi bir yaptırım yapmadın ve BÖYÜK ailesinin kurbanı kesildi lokması yendi.

Dede “seni zaten köylü istemiyor” dedi. (Her halde kendi talipleri istemiyor çünkü samimi çok dostlarım var köyde)

Ben köyümü ve insanlarını seviyorum o kadar yoğun sevgi ki bu adına şiir bile yazdım.

ESKİKÖY
Taşlık tepesinden seni seyretsem
Doyamam renk renk açan çiçeklerine
Rüzgardan oluşan uğultu seslerine
Güzel insanların yaşadığını gördüğüm
Sen Aşkımsın Sevdamsın Eskiköy’üm…

TRABZON – 19 MART 2013

Geçen yıllarda muhtar “Ali imza toplayıp seni köyden süreceğim ne bu şikayet işleri” demişti. Oysa beni şikayet dolayısıyla ilk muhtar çağırdı belediyeye birlikte gittik. (Çeşitli nedenlerden dolayı bir kaç dönemdir muhtara bu zamana kadar oy veremedim)

Ben şikayet olursam herhangi bir şey yok ben karşı savunmaya geçersem o zaman suçlanıyorum.

Sonuç olarak Postnişin not aldı “Ali sen yoluna devam et ben  konu hakkında daha sonra kararımı bildireceğim” dedi. Karar eğer dedenin işine gelirse uygular eğer dedenin arzu ettiği gibi bir karar çıkmazsa o kararı tanımaz. Benim görüşüm bu yönde…

Dedenin görüşü “Cemiyetime gelemezsin Köylüde istemiyor”

Muhtar da telefonla “Ali imza toplayıp seni köyden sürdürürüm” gibisinden söylemişti. Dede ile muhtar dediğine göre bunda bir iş var.

Güzel sanatları Edebiyatı seven bir insanım, sevgi bizim dinimizdir

Oysa ben köyümü köyümün insanlarını seven bir kişiyim. Köyümün sevgisi şiirlerime konu oldu. 1970 yıllarda arabacılık yaptığım dönemde aracımın ön sağ ve sol kapılarında SEVEN ALİ yazılı damga vardı. Şoför arkadaşlar oto tamircileri oto parçacıları beni Seven Ali olarak tanır yazarlardı. 18 yaşımda Sevgi temalı şiirlerim dergilerde yayınlanmaya başladı.

Muhannete Minnet Eylemem, Kul hakkı yiyen hırsız ne kadar onursuz şerefsiz ise hakkını yediren haksızlığa karşı sessiz
kalan da hırsız kadar onursuz şerefsizdir sözünü düstur kabul ederim.

Tüm Canlara buradan sevgilerimi iletiyorum. Aşk ile..

By Ali BAYIR

ALİ BAYIR

Bir yanıt yazın